May 2011
1 post
I am alone alone at school alone at home alone at the store alone in a group alone when asleep alone when awake alone when i fight alone when i cry alone when i’m happy i will always be alone alone when i die i will always be alone forevermore
April 2011
3 posts
aslında aşk, bir adım geride yaşamaktır;
ta ki o sana dönüp bakıncaya kadar…
ikinci sayfayı çevirdi yaşlardan parlayan gözlerle…
bir kağıt parçası yapıştırmıştı o sayfaya…
inci kadar güzel kız, inci gibi yazısı olmasına rağmen, onun elinden çıkan çizgileri korumak istemişti anlaşılan…
“geleceğini biliyordum” yazıyordu kenarları parçalanmış kağıtta…
...
March 2011
1 post
Sen sadece yaşa, ben o kadın olma ihtimalini korumaya devam edeceğim…
Beynim çatlamak üzere. Elimde ki notla önceden beklediğim ve artık canımı yakamayan sonu seyrediyorum. Aslında böyle olacağı belliydi. Tıpkı her güzel şeyin sonunda ortaya çıkan kötülükler gibi. İyimser olmaya gerek yok. Kardelenlerin karları delmesi umurumda değil, güneşin tenimi yakması ve artık mevsimin bahara dönüp,...
February 2011
7 posts
Hergün yeni bir gün için uyanırım. Kafamda beslediğim bu kurt ile, Kaç gece öldürmeye çalıştım. Kaç gece ölmemek için kaçtım. Artık çok yorucu gelir. Bütün korkular ve kaçışlar. Sonunda bu parazit. Bütüm yaşam hücrelerini ele geçirdi. Artık soluksuz yaşayan zombiden. Bir farkım yoktur belki. Aklımda tek bir düşünce. Son verecek belki. Bu soluksuz yaşama.. Derinlerde bir yerlerde. Öldürdüğüm ve...
istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum sadece.istemiyorum...
Zaman içinde galiba şansımı yaratıcak çok fazla şeylerle karşılaşıyorum. Ama sadece en iyisine odaklanıyor olmam. Başarısızlıklarımdaki en büyük hata olabilir. Oturup beklemek yerine işte şimdi bişeyler yapmaya başlamanın zamanı geldi. Şimdi önümde şansımı yaratıcak çok güzel bi zaman var ve ben bunu en güzel şekilde değerlendirmek istiyorum. Şansımı değerlendirirken zamanın bana oyun...
Her gece yeniden başlayan bu yolda. Konuşmanın gücünü kaybettiğini gördüm. Sanki benden yavaşça uzaklaşırmış gibi. Keşke beni hiç yeşertmeseydin. Her gece tekrar tekrar yalnız bıraktın. İçimdeki herşeyi emen duygulara teslim oldum. Bütün saçma düşüncelerden ve yersiz gelen bütün kötü şeylerden seni alıp. Bu tarafa geçireceğim. Böylece rüyaların ve hayallerin peşimizi bırakıcak. Seni bu tarafa...
Her zaman hataları olan şeyleri seçiyorum. Üzülüyorum, kendimi kaybediyorum ve hep başarmış sanarken kendimi en başa dönüyorum. Sürekli o hatanın iyi birşeye dönüşmesini isterken hep kapıdan kovuluyorum. Yanlışlar üstüne yanlışlar yapıyorum. Kovulduğum kapıları kırmaya çalışıyorum artık ve o hatanın güzelliğini ve çekiciliğini kapıları kırmaya çalışırken kaybediyorum. Artık daha fazla...
Bazı zamanlar kafamızdakileri bir kenara bırakırız. İşte öyle bir zamandı. O anda aklımdaki herşey anlamını yitirmişti sanki. Aralarından bir tanesi ise çok güçlü bir şekilde bana direnmekte ısrar ediyordu. Dünya üzerinde belkide tek anlamını yitirmemiş şey. Gerçekliğini korumuş, benim içi anlamını kaybeden bütün anlamları üstüne toplayan. Beni bir anda en güçlü yapan ama sonrasında...
” Hiç gereği yokken karşına çıkarlar. Hiç gereği yokken gününü, haftanı, ayını, belkide yıllarını alırlar… Hiç gereği yokken gece-gündüz aklından gecen her düşünceye bulaşırlar. Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederler. Hiç gereği yokken hayatını değiştiriler, belki de eski hayatını unutturacak kadar… Sonra hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderler… “
January 2011
12 posts
I wake up, it’s a bad dream, no one on my side.
İçimdeki Ses
Bazı şeylerin doğru oldup olmadığını, yalansa eğer bunu gerçekliğini içimizdeki sese sorgulatmamız . Acaba kendimize mi yalan söylüyoruz? Gerçekten içimdeki ses ne söylerse söylesin acaba o sesi ben mi seslendiriyorum? Yoksa doğru olan onun bana söylediklerimi? Bunu sağlamamızın bir yolu galiba zamanla öğrenmek ama buda bir o kadar acı ve korkutucu. Galiba bütün mesele o sesi iyi dinlememiz....
Anlamsız
Yazıcak çok şey olmasına karşı bugünlerde kelimeler sürekli anlamsız. Hangi kelimeler özel, bizi anlatıcak olan kelimelerin hangileri anlamlı bilemiyorum. Sadece dünya üzerindeki kelimelerin anlamı yitirmiş olması yetmezmiş gibi bazı eylemlerde bu anlamsızlığın çukuruna kapılıp gitti. Arkadaşlık neydi? Kardeşlik peki. Aşk, sevgi, unutmak, hatırlamak neydi? Kirletilen ve anlamsızlaşan...
Tutku
İnsan herzaman heves eder, ulaşamadıkça daha çok ister. İster , ister ve artık o ve vazgeçilmez olmuştur. Tutku olmuştur. Hevesle başlayan çılgınlık tam bir kısır döngü olmuştur. Dönülmez geri, bir kere o girdaba kapıldın mı sonsuza kadar sürer eğer ulaşamazsan. Geceleri düşündüğünde tutkunu yok olur güneşin doğmasıyla, tekrardan heves doğar içinde yeni günle gelen heves. Oda büyür, büyür...
Mutluluk..
Mutluluk; bazen güldüren bazense ağlatan. En önemlisi ikiside olurken aynı hazzı veren. Oldukça kısa süren. Bazen dünyanın en güzel şeyi bazense en berbatı. İnsan hayatta hep sonu mutlulukla biten şeylere ulaşmak ister, bu yoldada bazen mutludur, bazen mutsuz .Neticede yine ya mutlu yada mutsuz .Burdaki problem mutlu olduğumuz halde hala mutluluğa giden yoldada mutlu olabilmemiz. Sonra...
Zararlı
Günler yine sonsuz beklentilerin içinde akıp gidecekken gerçekliğe artık karar vermek gerek.Beklentilerin güzelliği kadar gerçekliğin acı sureti her gece kalktığında o soğuk yatağında sarar seni. Sıcaklığını aldığım kadın sen yokken o soğuk gecelerde her zaman beklentilerin kaldı. Artık geriye dönüş zor ve yalnızlığın ağır masalına inanmak acı. Yeteri kadar zamanım var. Mesela bir yıl...
Sorunum
Aslında düşündüğümde sorunum herkesle. Sorunu bir kişiye indirgediğim zaman aslında sorunum onla değil o hariç herkesle. Peki sorunumu onun hariç olupta diğerleri olması neden? Onu bu kadar özel kılan nedir? Belki farklı , garip , güzel veya özel olmasıdır.Bu kadar basit olmamalı. Onu özel kılan garip kılan güzel kılanda benim. O zaman sorunum doğrudan onunla olmalı. Neden? Çünkü onunda bir...
Suskun Suskun
Soğuk bir tren garında oturdu yanıma, Bir sigara yakmıştım osıra. Sanki beni tanımıyomuş gibiydi ilk başta. Aslında çok iyi tanıyordu oda. Sıradan bir gündü aslında. Oturdu sigara yaktı oda. İlk nefeste tanıdı oda. Suskun bir tren geldi. Suskun suskun ayrıldık. Bir sevdadan başka bir sevdaya.
Soğuk Tren İstasyonu
Bazen birşeyler yazmak iyi gelebilir insana.Soğuk tren istasyonunda beklerken mesela. Ama hiç biri senin sıcaklığını veremez, üşüyen ellerimi hiç bir eldiven ısıtamaz. Tabiki alışırsın buna. Zaman derler kimileri, zamanın nasıl birşey olduğunuysa sadece yalnızlar bilir. Soğuk tren istasyonunda treni bekleyen yalnızlar mesela. Bir sigara yakılır, belki ısınmak için belki ciğerlere senin...
ve hiç gelmedi kimse....
Beni bu kadar yaşlandıran kişi gibi olma. Geriye adını bırakan kişi gibi olma. Çünkü onlar seni bekliyorlar aynı benimkini beklediğim gibi, Hiç gelmedi kimse…